Bir çoğumuzun zorlandığı ama içine düştüğü, yaşamın zaman geçtikçe önümüze getirdiği bir zorunluluk. Zaman geçtiği için yaşını aldığın için insan büyümek zorunda kalır mı, kalıyor. Bir de çocukken hep büyümek istediği için çocuk, ergen olmayıp hep büyükmüş gibi davranan olgun olmaya çalışanlara ne demeli. Yorulmuşsundur, otur dinlen olabilir pek tabi. Büyüyünce büyük olmanın hayal kırıklığı getirdiğini, öğrendiğin her şeyin aslında öğrendiğin kadar olmadığını hatta bazen öğrendiğinin de doğru olmadığını söyleseler. Yine de canımız büyümek ister miydi acaba?
Bir kere psikolojik terim olarak “tümgüçlülüğün” artık yok. Bebekken hepimiz her şey bizim için var oluyor sanıyoruz. Çocukken de aynı şekilde. Her şeyi yapabiliriz her şeye gücümüz yeter sanıyoruz ve ona göre hareket ediyoruz. Annesinin topuklularını giyen yemek yaparım diyen ama yemek yapmaya dair hiçbir şey bilmeyen kız çocukları, çok güçlü ve kaslı olduğunu iddia eden erkek çocukları gibi. Kendini tümgüçlü zannederken ve herkes de öyle olduğunu düşünüyor sanıyorken büyüyünce anlıyorsun ki herkes çocukların ne yaşadığını ve öyle olmadığını biliyor. Tam bir hayal kırıklığı. “Ben bütün yemekleri yapabilirdim ve hepimiz buna inanmamış mıydık?”. Terapimde şöyle dediğimi hatırlıyorum. “Herkes her şeyin farkındaymış da çocukken sadece ben farkında değilmişim.”. O yüzden çocuklara masum, saf diyoruz. Onlara sevgimiz ayrı ve sıcak. Yetişkinleşince çirkinleştiren aslında her şeyi de yapamadığımızı ve yapamayacağımızı anlamamız. Başka bir eve girmeden, başka şeyler görmeden zannediyoruz ki ailemizde gördüğümüz şeyler normal. Herkes evinde bizim gibi şeyler yaşıyor olmalı.. Bir gün o farklılığı görünce her şey karışıyor. Sanırım büyümek inandığımız her şeyin sarsılması. Böyle düşününce bir sürü şeyin yanı sıra büyümek gerçekten insanı yoruyor olmalı. İnsan bir kenara oturup çocuk gibi nefes almak istiyor. Çocuk gibi gözlerinin içi gülerken her şeyi yapabileceğini anlatmak istiyor. Bence çocuk sahibi olmanın farkında olmadığımız bir etkisi de var. Çok yetişkinleşince çocuk olmayı özlüyoruz. Ve bebeğimiz, çocuğumuz olunca abugubular başlıyor. Çocuk olmayı resmen yad ediyoruz.
Bu kadar konuşmuşken ben ne diyorum yine değil mi? Oturup dinlen. Hiçbir şey yaşamadığını düşünelim (ki bu imkansız) sadece zaman geçtiği için bile büyüdün ve bu bile çok yorucu bir şey. Dinlenmek senin hakkın, ihtiyacın ve ne olursa olsun sen bunu hak ediyorsun.


